İçeriğe geç
Konya Anadolu Bülten

Merakın gündelik hâli, burçların keyifli dili

Teknoloji 4 dk okuma

Telefon Neden Yüzde 80'den Sonra Yavaş Şarj Olur?

İlk yarım saatte yarıya gelen pil, son dilimi bir türlü tamamlamaz. Bu yavaşlama arıza değil, pili korumak için tasarlanmış bir aşamadır.

Yazar: Tuna Berke

Telefonu şarja takınca ilk yarım saatte yüzde ellilere ulaşmak çoğu kişiye normal gelir. Ama son yüzde yirmilik dilim beklenmedik biçimde uzar; ekranda yüzde seksen yazarken geçen dakikalar, ilk yarıdan çok daha yavaş ilerler.

Bu yavaşlama bir arıza ya da pilin yorulması değildir. Şarj işlemi baştan sona aynı hızda çalışmaz; sürecin ikinci yarısında pili korumak için bilinçli olarak yavaşlatılan bir aşama devreye girer.

Şarj eğrisi düz bir çizgi değildir

Şarjı bir grafik olarak düşünürsek, çizgi başlangıçta dik yükselir ve sonlara doğru yatay bir hâl alır. İlk dakikalarda kazanılan yüzdelik, son dakikalarda kazanılanın kat kat üzerindedir.

Bu yüzden reklamlardaki hızlı şarj süreleri genellikle belli bir yüzdeye kadar olan süreyi anlatır. Yarım saatte yüzde elli mümkündür ama aynı hızla tam doluma ulaşmak mümkün değildir.

Ekranda gördüğünüz yüzde de bir ölçüm değil, bir tahmindir. Cihaz gerilim ve akım değerlerine bakarak kalan kapasiteyi hesaplar ve bu hesap özellikle uçlarda daha az kesindir.

Bu yüzden bazen yüzdenin bir anda birkaç puan atladığı ya da uzun süre aynı yerde takılı kaldığı görülür. Gösterge yanlış değildir; yalnızca hesabın kesinliği pilin doluluk seviyesine göre değişir.

İki farklı aşama vardır

Şarjın ilk bölümünde cihaz pile sabit ve yüksek bir akım verir. Pilin gerilimi bu sırada kademeli olarak yükselir ve kapasite hızla dolar.

Gerilim belirli bir sınıra ulaştığında ikinci aşama başlar. Artık gerilim sabit tutulur ve akım giderek azaltılır. Yavaşlamanın nedeni tam olarak budur.

Bu geçiş çoğu cihazda yüzde yetmiş ile seksen arasında bir yerde gerçekleşir. Kullanıcının fark ettiği yavaşlama da genellikle bu aralıkta başlar.

Son dilim neden bu kadar sürer

Pil dolmaya yaklaştıkça içindeki kimyasal süreç yüksek akımı güvenle kabul edemez hâle gelir. Zorlanırsa yapı kalıcı biçimde zarar görür.

Bu nedenle son bölümde akım kademeli olarak kısılır ve dolum yavaş yavaş tamamlanır. Süreç uzar ama pilin ömrü korunur.

Yani yavaşlama bir kusur değil, koruma önlemidir. Aynı hızla devam eden bir şarj, kısa vadede pratik görünse de pilin kapasitesini hızla düşürürdü.

Isı gerçek sınırdır

Hızlı şarjın en büyük düşmanı sıcaklıktır. Yüksek akım ısı üretir ve ısı, pilin yaşlanmasını hızlandıran en önemli etkendir.

Cihaz sıcaklığı izler ve belirli bir eşiği aşınca akımı kendiliğinden düşürür. Sıcak bir odada ya da güneş altında şarjın yavaşlaması bu yüzdendir.

Kalın bir kılıf da aynı sonuca yol açar. Isının dışarı atılmasını zorlaştırdığı için cihaz erken yavaşlar; şarj sırasında kılıfı çıkarmak gözle görülür fark yaratabilir.

Şarj ederken cihazı yoğun biçimde kullanmak da ısıyı artırır. Aynı anda hem dolum hem de ağır bir uygulama çalıştığında iki ısı kaynağı üst üste biner ve şarj belirgin biçimde uzar.

Yüzde yüzde bekletmenin etkisi

Pil, tam dolu hâlde uzun süre beklemekten hoşlanmaz. Yüksek gerilim altında geçen saatler, kapasitenin zamanla azalmasına katkıda bulunur.

Aynı şekilde sürekli tamamen boşaltmak da yıpratıcıdır. Pil için en rahat aralık, orta seviyelerde kalmaktır.

Bu yüzden günlük kullanımda pili yüzde yirmi ile seksen arasında tutmak yaygın bir öneridir. Her seferinde tam doldurmak zorunlu değildir.

Uzun süre kullanılmayacak bir cihazı depolarken de aynı mantık geçerlidir. Tamamen boş ya da tamamen dolu bırakmak yerine yarıya yakın bir seviyede saklamak, pilin beklemede geçirdiği süreyi daha az yıpratıcı kılar.

Uyarlanabilir şarj ve sınır ayarları

Birçok cihazda şarjı belirli bir yüzdede durduran bir ayar bulunur. Bu ayar açıldığında pil hiç tam dolmaz ve yüksek gerilimde geçen süre kısalır.

Bazı cihazlarda ise uyarlanabilir bir yöntem kullanılır. Cihaz kullanım alışkanlıklarınızı izler, gece boyunca belli bir seviyede bekler ve kalkmanıza yakın saatte dolumu tamamlar.

Her iki yöntem de aynı amaca hizmet eder: pilin dolu hâlde geçirdiği süreyi azaltmak. Günlük kullanımda fark edilmezler ama uzun vadede etkileri birikir.

Gece boyu şarjda ne olur

Cihaz tam dolduğunda şarj kesilir; pil sürekli beslenmeye devam etmez. Bu yönüyle gece boyu takılı kalmak doğrudan bir tehlike oluşturmaz.

Ancak seviye biraz düştüğünde cihaz kısa aralıklarla yeniden dolum yapar. Bu küçük tekrarlar ve dolu hâlde geçen uzun saatler birlikte yıpranmaya katkıda bulunur.

Yastık altı ya da kalın yorgan üstü gibi ısının hapsolduğu yerlerde şarj etmek durumu ağırlaştırır. Sert ve havalanan bir yüzey her zaman daha iyidir.

Günlük alışkanlıklarla pili korumak

En etkili alışkanlık, pili tamamen bitirmeden kısa aralıklarla şarj etmektir. Gün içinde birkaç kez kısa süre takmak, tek seferde sıfırdan tam doluma çıkmaktan daha iyidir.

Cihazı çok sıcak ve çok soğuk ortamlarda şarj etmemek de önemlidir. Soğukta pil akımı kabul etmekte zorlanır, sıcakta ise kalıcı kapasite kaybı hızlanır.

Kaliteli bir adaptör ve sağlam bir kablo kullanmak sanıldığından daha belirleyicidir. Yetersiz bir kablo hem yavaş şarja hem de gereksiz ısınmaya yol açar.

Şarj girişini temiz tutmak da sık atlanan bir ayrıntıdır. Girişte biriken toz, temas yüzeyini küçültür; bunun sonucu bazen yavaş şarj, bazen de kablonun sürekli bağlanıp kopması olarak görülür.

Yüzde sekseni geçtikten sonraki yavaşlama, cihazın pili koruma biçimidir. Süreci hızlandırmaya çalışmak yerine kabul etmek, uzun vadede daha uzun ömürlü bir pil demektir. Aceleniz varsa hızlı olan ilk dilimden yararlanın; kalan kısmı cihaza bırakın.